Ana içeriğe atla

Uykusuzluk



Saat gecenin biri ve ben yine uyanığım. Çalışma odamda düşünüyorum. Durmadan yazı yazmak istiyorum. Masanın yanındaki gramafondan hafif, hüzünlü türküler çalıyorken bardağıma yavaş yavaş rakıyı koyuyordum. Benim için alkol artık su gibi ihtiyaçtı. Çünkü beynimi ancak böyle sarhoş edip yavaşlatıyordum. Aksi takdirde uyumam ne mümkün ! Şu an bir şeye karar verdim : Gece adamıyım ben. O kapkaranlık gökyüzünde ufak ufak parlayan yıldızların adamıyım. Ancak geceleri huzur buluyorum. Durmadan düşünüyorum geceleri . Sabahları sadece bir işe odaklanan beynim sanki geceleri özgürlüğünü ilan ediyor. Nasıl iş ben de anlamıyorum ama yapacak bir şey yok ! En azından düşünüyorum ya o da iyi bir şey. Boş gezenin boş kalfası değil benim beynim . Bu yüzden de biraz mutlu ve gururluydum. Dışarıdan sesler geliyordu . Tahminimce dalga sesiydi. Gecenin bu saatinde burada kimse olmazdı. Evet, tahminim doğruymuş ! Dalgaların kıyıya vurma sesiymiş. Ne güzel şey bu doğa ! Anlaması, düşünmesi ve kavraması zor ancak dinlemesi , tatması ,koklaması, görmesi kolay bir yapı . Biliyor musun? Aslında doğa cidden muhteşem bir şey. Biraz dinleyip gözlemlediğinde anlarsın.O dağlar ile rüzgarın çıkardığı melodi, kuşların şarkıları, kar tanelerinin güzellikleri ... Bunlar ne bir insan yapabilir ne de bir makine. Sıra dışı bir şey doğa. Bir kadın gibi güzel. Kadın demişken size birkaç şey söyleyeyim. Bence kadın doğadır.  Erkek ise bu doğanın içinde yaşayan bir varlıktır. Neden mi? Şöyle izah edeyim: Kadın bize canlılığı verendir, bizi biz yapan unsurları öğretendir, bizim duygularımızdır. Tabii ki de kadınların da duygusu vardır ancak erkeği erkek yapan duygu ve düşünceleri annelerimiz yani kadınlar tarafından oluşturulur. Bu konu hakkında sabaha kadar yazarım ancak beynim başka konuya takılıp oraya geçiyor. Yazmadan duramıyorum. Alkol sonunda beynimi uyuşturup yavaşlatıyor. Yavaş yavaş gözlerim kapanıyor. Kalemimi masaya koydum. Yatağa gidecek halim bile yok. Masaya başımı koyuyorum. Vücudum kendini serbest bırakıyor. Ve ...


                                              Sertaç Bahadır Afşari

Yorumlar