Ana içeriğe atla

"Gökyüzündeki Umut" - Ödüllü Şiirim

Akşam gündüze yol verdiğinde,

Mavi kırmızıya döndü gökyüzünde.

Atlıların seslerini duydu,

Umutla bekleyen köylüler.

Hiçbir tereddütleri yoktu.

Gerekirse en soğukta bile,

Savaşırlardı senin için,

Canan için toprak için.

Nasıl olsa o nesil,

Asım’ın nesliydi.

Kemal, Mehmet, Ali;

Ayşe, Fatma, Zübeyde,

Hepsinin dilinde 1921’den kalma,

Tek bir cümle, tek bir ses ve tek bir yürek,

“Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal”.

Tam on dört gün sonra,

Bir tarata haykırışlar ve ağıtlar,

Diğer tarafta sevinç çığlıkları ve havalar,

Tam bir kargaşa içindeydi Ege.

Ancak bu kargaşa umut getirmişti.

Vatan sevgisiyle harmanlanmış,

Bozkırın fertlerinin inandığı umut.

Kızılla boyanmış bir toprağa bedel,

 İstikbalini göklerde gösterecek,

Asla inmeyecek olan bir umut.

Gökyüzünü karanlıktan aydınlığa çıkaran,

Zincirlerden kurtulmayı sağlayan,

Bir umut gelmişti.

Her bir damarında yedi düveli yenecek,

Güçlü bir örtü yükseldi Anadolu’dan.

Şimdi ister yüz ister bin yıl geçsin,

Ona selam vermeden uçan kuşun yuvası bozulur.

Onun gölgesinde ne korku olur ne keder.

Ey, bu toprakların en kudretlisi!

Gövdemi siper ederim,

Zarar gelmesin sana diye.

Ant içerim,

Doğduğum andan öleceğim ana kadar!

Damarlarımdaki asil kanla,

Koruyacağım seni tek dişli canavarlardan,

Ta ki daha yüksekte açana kadar!


-Sertaç Bahadır Afşari

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hürriyete Doğru (Orhan Veli Kanık) Şiirinin Eleştirisi

Gözle görülür bir biçimde serbest ölçüyle yazılan ve belirgin bir kafiye dizisi (sadece bazı dizeler arasında kafiye bulunmaktadır.) olmayan bu şiirde belli başlı imgelere rastlamak mümkündür. Ancak imgelerden bahsetmeden önce şiirde büyük ihtimalle ana amacı okuyucunun dikkatini çekmek ve şiirde bir ses yükselişi yaşamak için “ Heeeey! / Ne duruyorsun be, ...” şeklinde  haykırış ifadeleri kullanılmıştır.  Şiirdeki imgelere odaklanırsak asıl imgenin hürriyet olduğunu görürsünüz. Günlük yaşamda da hürriyet kavramı her birey için farklı bir manaya sahiptir. Orhan Veli, kendine göre olan hürriyeti deniz üzerinden anlatmıştır. Ancak buradaki deniz kavramı bildiğimiz su anlamında değil içinde suyun içinde barındırdıkları anlamındadır. Çünkü şiirdeki “Görmüyor musun, her yanda hürriyet; / Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol; / Git gidebildiğin yere.” dizelerinden de anlaşılacağı gibi Orhan Veli için hürriyet demek deniz gibi başı sonu belli olmayan bir diyarda istediğin ...

İstanbul'u Dinliyorum (Orhan Veli Kanık) Şiirinin Eleştirisi

  İstanbul için yazılmış olan ve herkesin hayatında illa ki bir kere duyduğu bu şiir, yalın bir Türkçeyle yazılmıştır. Dörtlük ve bentler halinde yazılan şiirde her dörtlük ve bendin başında ve sonunda “İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;” dizesi vardır. Bu tekrar bana Orhan Veli’nin şiiri için ilham kaynağının içindeki İstanbul sevgisi ve bu sevgiyi dinlemesi olduğunu hissettiriyor. Ayrıca bu tekrar anlatımı da bana göre güçlendirmektedir. Bazı dizeler arasında kafiye olmasında rağmen tüm şiiri etkileyen bir kafiyeden söze edemeyiz. Şiirde anlatımı etkisini artıran diğer bir unsur ise hislerdir. Burada hisleri sadece duygular olarak değil beş duyu organımızla hissetiklerimiz olarak da kabul etmeliyiz. Bu his durumuna örnek olan bazı dizeler şunlardır: “Önce hafiften bir rüzgar esiyor/ Serin serin Kapalı Çarşı;/.../Dinmiş lodosların uğultusu içinde” . Şiirdeki anlatımı güçlendiren diğer bir unsurlarda çatışmalardır. Şiirde zıt anlam veya duyguyu veren kelimeler beraber kullanı...

Bir Saatlik Öykü'nün Bir Sayfalık Analizi

Bir saatlik öykü, Kate Chopin’in kısa öyküsüdür. Öykünün ana karakteri olan Bayan Mallard kalp hastasıdır. Bir gün bir demiryolu faciası olur ve Bayan Mallard’ın eşi Brently Mallard’da o trendedir. Bay Mallard’ın arkadaşı Richards bu faciayı ve Bay Mallard’ın kayıp olduğu haberini alır. Bu haberden net olmak için haberi teyit eder ve teyidi alır almaz Bayan Mallard’a belirtmek için Mallardların evine gider. Bayan Mallard kalp hastası olduğu için ölüm haberini yavaşça kardeşi Josephine söyler. Bayan Mallard haberi duyunca yıkılır ve odasında bulunan bir koltuğa oturur. Dışarıyı izler. Ona bir şeyin yaklaştığını bilir ama yaklaşanı adlandıramaz. Başta içinde bir korkuyla karışık heyecan olsa da yavaş yavaş mutlu olmaya başlar. Ağzından “Artık ruhen ve bedenen özgürüm!” cümlesi dökülür. Artık bir erkeğe bağlı değildir ve sadece kendisi için yaşayacağını düşünmektedir. Ancak bu mutluluk uzun sürmez. Bayan Mallard ölür. Tam ölürken de aslında ölmüş olarak bilinen Bay Mallard, aslında halen ...