İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı,
Önce sert bir rüzgâr
esiyor Kadıköy’den.
İnsanların saçları
dalgalanıyor yapraklar gibi.
Vapurlar gözüküyor
boğazın ötesinde,
Sanki uzaklardan, çok
uzaklardan geliyorlar.
Seyyarların hiç durmayan bağırışları,
Vapurların sirenleri
arabaların kornalarıyla,
Birleşiyor istemsizce.
İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı,
Uçaklar geçiyor
üstümüzden sırayla,
Bulutlara değiyor metal
gövdeleri,
Balıkçılar teknelerine biniyor
yavaşça,
Evde kaldığımız sürede
temizlenen boğazda.
İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı,
Sıkış sıkış Ortaköy,
Tıklım tıklım Moda,
İzmarit dolu sokaklar,
İnşaat sesleri geliyor
etraftan,
Yaz sıcaklığında bağırışlar
ve tozlar,
Bütün oluyor.
İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı,
Aklımda yapılacak işlerin
telaşı,
Yoğunluğuyla ünlü bir
köprü,
Bitmeyen kornaların
uğultusu içinde,
Sakince kenara çekilmek
istiyor insan,
Ama ben yine de,
İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı,
Bir sarhoş geçiyor
sokaklardan.
Küfürler, haykırışlar,
türküler,
Bir şey düşüyor elinden
yere,
Bir izmarit olmalı,
Tüm derdini taşıyan.
İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum
gözlerim kapalı,
Tavsiyene uyuyorum
üstadım,
Ancak ne senin aldığın
hissi ne de zevki,
Alabiliyorum kirden
kapanmış gökyüzünün altında.
Artık olmayacak gibi
hissediyorum.
Sanki,
İstanbul’u dinleyemiyorum
gözlerim kapalı.
Sertaç Bahadır Afşari
Yorumlar
Yorum Gönder