Ana içeriğe atla

Bir Garip Hikmetli Mektup

 Dalgaların birbiriyle ağır mücadele verdiği yerde,

Bir fani gelir Dünya'nın karmaşasının içine.

Soğuk ile sıcağı, ölüm ile yaşamı tatmış ve tadacak olan,

Dünya on kere de dönse özgürce etrafında uçamayacak,

Bir insan kulu geldi Dünyaya.


Hafifçe dalgalanan bayrağın altında,

Duvarları, Uludağ'a ulaşan bir kalede,

İlim, irfan ve sanat doğdu bir faninin içinde.

Ama bu doğum, her zamanki gibi, ölümü de getirdi.

Hak, adalet, eşitlik ve en önemlisi,

Umudun ölümü oldu çorak topraklarda.


Yıllar geçtikçe kış geldi faninin yüzüne,

Buruşmuş hatları arasında kar tanecikleri,

Dolaşıyor istemsizce.

Yüzü kızarıyor soğuktan fikirleri, düşünceleri gibi,

Ölümün pençeleri yavaştan okşuyor kar beyazı saçlarını.

Ama faninin gözlerinde her şeye rağmen,

Aynı zeytin fidanları gibi bir çocuksuluk,

Topraktaki karınca gibi bir azim,

Ve de çocukların geleceği gibi bi umut var hala.


Ama dostlar unutmayın,

Dünyadaki karanlıkla umudun savaşına karşı,

Haksız ile haklının mücadelesine karşı,

Benim, sizin ve onun hayatı,

Lafı güzaf.

Ta ki Dünya düzelene kadar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstanbul'u Dinliyorum (Orhan Veli Kanık) Şiirinin Eleştirisi

  İstanbul için yazılmış olan ve herkesin hayatında illa ki bir kere duyduğu bu şiir, yalın bir Türkçeyle yazılmıştır. Dörtlük ve bentler halinde yazılan şiirde her dörtlük ve bendin başında ve sonunda “İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;” dizesi vardır. Bu tekrar bana Orhan Veli’nin şiiri için ilham kaynağının içindeki İstanbul sevgisi ve bu sevgiyi dinlemesi olduğunu hissettiriyor. Ayrıca bu tekrar anlatımı da bana göre güçlendirmektedir. Bazı dizeler arasında kafiye olmasında rağmen tüm şiiri etkileyen bir kafiyeden söze edemeyiz. Şiirde anlatımı etkisini artıran diğer bir unsur ise hislerdir. Burada hisleri sadece duygular olarak değil beş duyu organımızla hissetiklerimiz olarak da kabul etmeliyiz. Bu his durumuna örnek olan bazı dizeler şunlardır: “Önce hafiften bir rüzgar esiyor/ Serin serin Kapalı Çarşı;/.../Dinmiş lodosların uğultusu içinde” . Şiirdeki anlatımı güçlendiren diğer bir unsurlarda çatışmalardır. Şiirde zıt anlam veya duyguyu veren kelimeler beraber kullanı...

Uykusuzluk

Saat gecenin biri ve ben yine uyanığım. Çalışma odamda düşünüyorum. Durmadan yazı yazmak istiyorum. Masanın yanındaki gramafondan hafif, hüzünlü türküler çalıyorken bardağıma yavaş yavaş rakıyı koyuyordum. Benim için alkol artık su gibi ihtiyaçtı. Çünkü beynimi ancak böyle sarhoş edip yavaşlatıyordum. Aksi takdirde uyumam ne mümkün ! Şu an bir şeye karar verdim : Gece adamıyım ben. O kapkaranlık gökyüzünde ufak ufak parlayan yıldızların adamıyım. Ancak geceleri huzur buluyorum. Durmadan düşünüyorum geceleri . Sabahları sadece bir işe odaklanan beynim sanki geceleri özgürlüğünü ilan ediyor. Nasıl iş ben de anlamıyorum ama yapacak bir şey yok ! En azından düşünüyorum ya o da iyi bir şey. Boş gezenin boş kalfası değil benim beynim . Bu yüzden de biraz mutlu ve gururluydum. Dışarıdan sesler geliyordu . Tahminimce dalga sesiydi. Gecenin bu saatinde burada kimse olmazdı. Evet, tahminim doğruymuş ! Dalgaların kıyıya vurma sesiymiş. Ne güzel şey bu doğa ! Anlaması, düşünmesi ve kavraması z...

Senin İçin

Geceler,geceler,geceler... Hepsi benim için, Hepsi senin için, İkimiz için.   Yaratmış Allah'ım   Sadece bizim için. Gecenin her şeyi Gündüzdekiler kadar, Yakışır sana.   Irmağın sesi,   Ayın ışığı,   Gecenin karanlığı. Hepsi senin için ! Nasıl Ay tek başına değilse, Geceleri yıldızlar bağlıysa ona, Ben de sana bağlıyım. Sonsuza dek...   Böyle yaratmış,   Tanrım kalbimi.   Sen tahtta iken, Benim gecelerim de, Gündüzlerim de, Hepsi senin için ! Senin...   Râşid Kemal