Ana içeriğe atla

Perdenin Ardı

Perdelerimin ardında,

Güneş doğuyor ufaktan.

Bir grup fani yürüyor, 

Sırayla, adetle, uyumla.

Perde kapanıyor umutsuzlukla.


Bir yoğunluk var hissediyorum,

Çoraklardan gelen bir endişe.

Ateşler içinde kara toprak,

Tıka basa marketler, pazarlar,

Ama kime göre neye göre.


Perdelerimizi açmak verir,

Ölüm gibi korku hissini.

Donsuz ama zengin kral,

Kapımıza gelecekmiş gibi de,

Gülünç ve tuhaftır.


Perdenin kokusunu alır,

Sevdalımın al defteri.

Şarkılar bir bütün olur,

Perdemin etrafında sırayla.


Hissediyorum olacak hissediyorum,

Al yanaklı sevgilim varacak,

Çorak, kara topraklarıma.

Ve zengin, donsuz kralım, egom,

Ve onun samimi olan arkadaşları, akıl ve göz,

Teslim olacak sonunda,

Al kalbimizden çıkacak,

Bir hareketle.


Kaybettiğini anladığı vakit,

Elinden geleni ardına koymayacak. 

Ve ayrıca,

Başlayacak nabzı,

Hızlı hızlı atmaya.

Ama eninde sonunda,

O perde açılacak,

Tüm seyirciler gülecek,

Onların, Donsuz Kral ve arkadaşlarının,

Komik ama acınası yüzlerine. 

Bizdeki korku ve acıda,

Kızıl güllerin bahçesinde,

Umut ve neşeye dönecek. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uykusuzluk

Saat gecenin biri ve ben yine uyanığım. Çalışma odamda düşünüyorum. Durmadan yazı yazmak istiyorum. Masanın yanındaki gramafondan hafif, hüzünlü türküler çalıyorken bardağıma yavaş yavaş rakıyı koyuyordum. Benim için alkol artık su gibi ihtiyaçtı. Çünkü beynimi ancak böyle sarhoş edip yavaşlatıyordum. Aksi takdirde uyumam ne mümkün ! Şu an bir şeye karar verdim : Gece adamıyım ben. O kapkaranlık gökyüzünde ufak ufak parlayan yıldızların adamıyım. Ancak geceleri huzur buluyorum. Durmadan düşünüyorum geceleri . Sabahları sadece bir işe odaklanan beynim sanki geceleri özgürlüğünü ilan ediyor. Nasıl iş ben de anlamıyorum ama yapacak bir şey yok ! En azından düşünüyorum ya o da iyi bir şey. Boş gezenin boş kalfası değil benim beynim . Bu yüzden de biraz mutlu ve gururluydum. Dışarıdan sesler geliyordu . Tahminimce dalga sesiydi. Gecenin bu saatinde burada kimse olmazdı. Evet, tahminim doğruymuş ! Dalgaların kıyıya vurma sesiymiş. Ne güzel şey bu doğa ! Anlaması, düşünmesi ve kavraması z...

Senin İçin

Geceler,geceler,geceler... Hepsi benim için, Hepsi senin için, İkimiz için.   Yaratmış Allah'ım   Sadece bizim için. Gecenin her şeyi Gündüzdekiler kadar, Yakışır sana.   Irmağın sesi,   Ayın ışığı,   Gecenin karanlığı. Hepsi senin için ! Nasıl Ay tek başına değilse, Geceleri yıldızlar bağlıysa ona, Ben de sana bağlıyım. Sonsuza dek...   Böyle yaratmış,   Tanrım kalbimi.   Sen tahtta iken, Benim gecelerim de, Gündüzlerim de, Hepsi senin için ! Senin...   Râşid Kemal

Bir Garip Kadıköy İskelesi

Kadıköy iskelesindeki martılar gariptir biraz. Huysuz, akıllı, kurnaz, üşengeçtirler. Aşk,sevgi,mutluluk bürünen insanlarla doludur iskele. Buna rağmen hiçbir martı, İnsanlara benzemez. Aşklar bir gariptir Kadıköy iskelesinde. Ne Paristekilerine benzer ne New Yorktakilerine. Âşıklar sarılır,öper,kucaklaşır. Ayasofyaya doğru aşklarını gösterirler, İstanbul'un sevgilisine. Ayrılıklar da bir gariptir Kadıköy iskelesinde, Denizin iyot kokusu insanı ekşitir. Bir de üstüne ayrılık gelince, İnsanın acıları bütünleşir. Geceler de gündüzler de gariptir, Şu Kadıköy iskelesinde. Gündüzleri çocuk sesleri ve bağırışları, Âşıkların sarılmaları. Geceleri yıkılan insanların bağrışları ve feryatları, Yıldızlar altında sessizlik ve hüzün. Sahilde bira şişeleri ve sigara izmaritleri. İstanbul bir gariptir Kadıköy iskelesinde. Dolmabahçe,Beşiktaş,Sultanahmet... Hepsi Kadıköye özlemle bakar. Bizim yanımızda olsaydın keşke, Diye söylenirler. ...