Ana içeriğe atla

Perdenin Ardı

Perdelerimin ardında,

Güneş doğuyor ufaktan.

Bir grup fani yürüyor, 

Sırayla, adetle, uyumla.

Perde kapanıyor umutsuzlukla.


Bir yoğunluk var hissediyorum,

Çoraklardan gelen bir endişe.

Ateşler içinde kara toprak,

Tıka basa marketler, pazarlar,

Ama kime göre neye göre.


Perdelerimizi açmak verir,

Ölüm gibi korku hissini.

Donsuz ama zengin kral,

Kapımıza gelecekmiş gibi de,

Gülünç ve tuhaftır.


Perdenin kokusunu alır,

Sevdalımın al defteri.

Şarkılar bir bütün olur,

Perdemin etrafında sırayla.


Hissediyorum olacak hissediyorum,

Al yanaklı sevgilim varacak,

Çorak, kara topraklarıma.

Ve zengin, donsuz kralım, egom,

Ve onun samimi olan arkadaşları, akıl ve göz,

Teslim olacak sonunda,

Al kalbimizden çıkacak,

Bir hareketle.


Kaybettiğini anladığı vakit,

Elinden geleni ardına koymayacak. 

Ve ayrıca,

Başlayacak nabzı,

Hızlı hızlı atmaya.

Ama eninde sonunda,

O perde açılacak,

Tüm seyirciler gülecek,

Onların, Donsuz Kral ve arkadaşlarının,

Komik ama acınası yüzlerine. 

Bizdeki korku ve acıda,

Kızıl güllerin bahçesinde,

Umut ve neşeye dönecek. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstanbul'u Dinliyorum (Orhan Veli Kanık) Şiirinin Eleştirisi

  İstanbul için yazılmış olan ve herkesin hayatında illa ki bir kere duyduğu bu şiir, yalın bir Türkçeyle yazılmıştır. Dörtlük ve bentler halinde yazılan şiirde her dörtlük ve bendin başında ve sonunda “İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;” dizesi vardır. Bu tekrar bana Orhan Veli’nin şiiri için ilham kaynağının içindeki İstanbul sevgisi ve bu sevgiyi dinlemesi olduğunu hissettiriyor. Ayrıca bu tekrar anlatımı da bana göre güçlendirmektedir. Bazı dizeler arasında kafiye olmasında rağmen tüm şiiri etkileyen bir kafiyeden söze edemeyiz. Şiirde anlatımı etkisini artıran diğer bir unsur ise hislerdir. Burada hisleri sadece duygular olarak değil beş duyu organımızla hissetiklerimiz olarak da kabul etmeliyiz. Bu his durumuna örnek olan bazı dizeler şunlardır: “Önce hafiften bir rüzgar esiyor/ Serin serin Kapalı Çarşı;/.../Dinmiş lodosların uğultusu içinde” . Şiirdeki anlatımı güçlendiren diğer bir unsurlarda çatışmalardır. Şiirde zıt anlam veya duyguyu veren kelimeler beraber kullanı...

Uykusuzluk

Saat gecenin biri ve ben yine uyanığım. Çalışma odamda düşünüyorum. Durmadan yazı yazmak istiyorum. Masanın yanındaki gramafondan hafif, hüzünlü türküler çalıyorken bardağıma yavaş yavaş rakıyı koyuyordum. Benim için alkol artık su gibi ihtiyaçtı. Çünkü beynimi ancak böyle sarhoş edip yavaşlatıyordum. Aksi takdirde uyumam ne mümkün ! Şu an bir şeye karar verdim : Gece adamıyım ben. O kapkaranlık gökyüzünde ufak ufak parlayan yıldızların adamıyım. Ancak geceleri huzur buluyorum. Durmadan düşünüyorum geceleri . Sabahları sadece bir işe odaklanan beynim sanki geceleri özgürlüğünü ilan ediyor. Nasıl iş ben de anlamıyorum ama yapacak bir şey yok ! En azından düşünüyorum ya o da iyi bir şey. Boş gezenin boş kalfası değil benim beynim . Bu yüzden de biraz mutlu ve gururluydum. Dışarıdan sesler geliyordu . Tahminimce dalga sesiydi. Gecenin bu saatinde burada kimse olmazdı. Evet, tahminim doğruymuş ! Dalgaların kıyıya vurma sesiymiş. Ne güzel şey bu doğa ! Anlaması, düşünmesi ve kavraması z...

Senin İçin

Geceler,geceler,geceler... Hepsi benim için, Hepsi senin için, İkimiz için.   Yaratmış Allah'ım   Sadece bizim için. Gecenin her şeyi Gündüzdekiler kadar, Yakışır sana.   Irmağın sesi,   Ayın ışığı,   Gecenin karanlığı. Hepsi senin için ! Nasıl Ay tek başına değilse, Geceleri yıldızlar bağlıysa ona, Ben de sana bağlıyım. Sonsuza dek...   Böyle yaratmış,   Tanrım kalbimi.   Sen tahtta iken, Benim gecelerim de, Gündüzlerim de, Hepsi senin için ! Senin...   Râşid Kemal