Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Son Sesleniş

Esrarlı gözlerinde bir şehir görüyorum, Hafif hüzünle dolu sokakları. Zamanın yorgunluğunu üstlenmiş, Yıllanmış şarap tadında bir his veren, Bir şehir görüyorum ne uzakta ne de yakında. Zamanın hızına yetişemeyen bir saat gibi, Arada bozuluyor mutluluk insanda. Ufak taşların doldurduğu sahilde, Yürüyorlar en büyük düşmanları zamanın, Yıllar geçtikçe buruşan tenleriyle, Çirkinlik katan varlıklar süslüyor sokakları. Ne uzakta ne de yakında olan şehirde. Hayvanlar avlanıyor iyot kokulu sularda, Bir döngü içinde hareket ediyorlar. Yaşamlarının yorgunluğu yok adeta. Sefiller gibi değiler ve olamazlar, Ta ki düzeni bozana kadar, Saati bozuk dünyada. Keskin bir koku yayılıyor sokaklardan, Acı bir sesle bütünleşiyor yavaşça, Bir zümrütün eskimesi ve hatta lanetlenmesi gibi. Lanetlenmiş bir şehir görüyorum. Zamanla mücadele etmiş ve kaybetmiş, Şimdi ise yalnızlıkla beraber bir adada, Yamyamlarla kalmak zorunda. Ey şehir, duy sesimi!  Senin ızdırabın bizi incitiyor, Gecenin parlak güzelliğin...

Raşid'in Günlüğünden - Mutluluk Neydi?

  Tamam, önceki yazının biraz ağır olmasını kabul ediyorum. Daha kendimi sizlere tanıtmadan direk siz değerli okuyuculara sanki biraz saygısızlık yapmış oldum. Ama benim doğam böyle, biraz sinirli ve dertli. Ayrıca değinmek isterim ki size "değerli" okuyucu diyorum çünkü geçen yazıdan sonra buraya geldiniz. Demek ki siz de benim gibi bir şeyler hissetmişsiniz. Şimdi kendimi tanıtmaya geçeyim. Ben Raşid Kemal. Sizlerin bugüne kadar okuduğunuz Sertaç'ın samimi bir dostuyum. Beraber çokça zaman geçiririz. Dertlerimiz ve dertleriniz hakkında konuşur, eleştiriler yapar, bolca sohbet ederiz. Biz kalp ve beyin gibiyiz. Sertaç anladığınız üzere daha çok böyle benim pek anlamadığım (daha doğrusu önemsemediğim) aşk, mutluluk, ölüm vb. soyut kavramlar üzerinden şiirler, hikayeler yazar. Arada da sohbetlerimizde konuştuğumuz kitapların ve konuların yorumlarını yazar. Yani anlayacağınız geçen yazıya kadar bu sitede hiçbir yazım olmasa da ben hep arka planda vardım. Her neyse kendime d...

Raşid'in Günlüğünden - Bakmak ve Görmek

Bakmak ve görmek... Kulağa aynı eylemler gibi gelse de aslında birbirinden çok zıt iki kelimedir. Herkes bakar ama herkes göremez. Aslında göremez demek de yanlıştır, görmek istemez. Her gün sosyal medyada veya başka bir iletişim aracında buna benzer cümleler geçer: "Etrafımızdaki yoksulluğu görmüyorlar mı?". Bu ve buna benzer cümleler aslında çok değerlidir ancak yanlış kişiler yani bizler tarafından söylenmektedir. Şimdi birkaç itiraz yükselir, "Ne alaka ben her şeyin farkındayım!" diyenler çıkar etrafta. Kusura bakmayın da neyin farkındasınız? Yoksulluk ile ilgili paylaşımlar yapıyorsunuz ama bir yoksul gelip sizden yardım istediğinde kafanızı çeviriyorsunuz. Şiddete karşıyız diyorsunuz ama mesele bir futbol maçı olunca şiddete eğiliminin en yüksek noktasında oluyorsunuz. "Hayat zor be!" diyorsunuz ama partiler, rakılar, biralar ve binbir türlü eğlence ile yaşıyorsunuz, vakit öldürüyorsunuz. İnsanlar para kazanmak için canlarını verirken o kuru ağızları...