Tamam, önceki yazının biraz ağır olmasını kabul ediyorum. Daha kendimi sizlere tanıtmadan direk siz değerli okuyuculara sanki biraz saygısızlık yapmış oldum. Ama benim doğam böyle, biraz sinirli ve dertli. Ayrıca değinmek isterim ki size "değerli" okuyucu diyorum çünkü geçen yazıdan sonra buraya geldiniz. Demek ki siz de benim gibi bir şeyler hissetmişsiniz. Şimdi kendimi tanıtmaya geçeyim. Ben Raşid Kemal. Sizlerin bugüne kadar okuduğunuz Sertaç'ın samimi bir dostuyum. Beraber çokça zaman geçiririz. Dertlerimiz ve dertleriniz hakkında konuşur, eleştiriler yapar, bolca sohbet ederiz. Biz kalp ve beyin gibiyiz. Sertaç anladığınız üzere daha çok böyle benim pek anlamadığım (daha doğrusu önemsemediğim) aşk, mutluluk, ölüm vb. soyut kavramlar üzerinden şiirler, hikayeler yazar. Arada da sohbetlerimizde konuştuğumuz kitapların ve konuların yorumlarını yazar. Yani anlayacağınız geçen yazıya kadar bu sitede hiçbir yazım olmasa da ben hep arka planda vardım. Her neyse kendime dönersek, ben daha çok gerçeklik, hayat, politika, bilim gibi gerçeklik içeren konularda yazmayı seviyorum. Sertaç daha yumuşak kalplidir ben ise sertimdir. Kimi üzmüşüm kimi kırmışım bakmam. Daha çok geceleri yazarım. Bu yüzden size geceleri bildirimler gelebilir, özür dilerim. Aklımdan ne gelirse yazdığım için yazım hataları olabilir. Estetiğe önem vermektense konuya önem veririm. Kısaca rasyonelimdir. Çoğunuzun söylemekten korktuklarını söyleyebilirim. Ayrıca mecazı ve alttan mesaj vermeyi severim. Bu kadar yeter kendimden bahsettiğim. Zaman içinde anlarsınız zaten beni.
Bugün biraz mutluluktan bahsedelim. Şimdi şunu diyecekler olacaktır: "Daha demin mutluluk hakkında yazmam dedin. Şimdi ise yazıyorsun, ne bu iş?". Ya hu, ben mutluluk hakkında şiir veya hikaye yazmam demek istedim. Yoksa hayatın önemli bir parçası olan mutluluk hakkında neden bir şeyler yazmayayım.
Mutluluk... Bizim gibi duygularına kolayca yenik düşen varlıklar için önemlidir. Mutluluğu elde etmenin birçok yolu vardır. Örneğin aşkına kavuşma, hayalinin gerçek olması gibi soyut kavramlar bu yollardan biriyken zengin olma, düşmanlarını yenme gibi somut kavramlar da bu yollardandır. İnsanın kendi bakış açısına göre şekillenebilecek bir şeydir yani. Tabi bakış açısı olmayanlar da mutlu olabilir ama nasıl oldukları pek benim alanıma girmiyor. Onu Sertaç'a sorun. Mutluluk dediğimiz kavram aslında bizim zevk aldığımız her şeydir. Mesela havuz kenarında meşrubat içmek de bir mutluluktur. Yani mutluluk bir tercihtir. Sen ne için mutlu olmak istiyorsan onun için olursun. Bazı "değişik" insanlar "Nasıl mutlu olunur?" diye sosyal medya hesapları falan açıyor. Saçmalık. Ne gerek var yani. Mutluluk dediğin şahsidir. Seninkisiyle benimkisi aynı olmaz, olamaz. Mesela ben rasyonelliği seviyorum ama sen duygusallığı sevebilirsin. Anladınız işte daha çok uzatmaya gerek yok!
Şimdilik yeter bu kadar bence. Mutluluk güzel bir konudur, ileride bir daha bahsetmeyi düşünüyorum. Bir dahaki mutluluk ile ilgili yazıma kadar size bir görev vereceğim. Bu görev kendinizi bilmeniz açısından çok önemli! Görev bir soruyu kendinize cevaplamanızdır. Soru ise: " Benim için mutluluk nedir?". Hadi size kolay gelsin, ben şimdi birkaç gün dinlenmeye gidiyorum.
Güzel günler görmemiz dileğiyle,
Raşid Kemal
Yorumlar
Yorum Gönder