Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Baharın İlk Sabahları (Orhan Veli Kanık) ve İnsan ve Deniz (Charles Baudelaire) Şiirlerinin eleştirisi

  Şiir 3: Baharın İlk Sabahları – Orhan Veli Kanık Şiirin ana konusu bahar ve onun getirdikleridir. Orhan Veli şiirde baharın gelmesiyle içinde yeşeren duyguları anlatmıştır. O kadar mutlu olur ki baharın gelmesiyle sabah uyanınca sevinçten başı dönmektedir. Ayrıca şiirde Orhan Veli’nin kendisine bir eleştirisi de bulunmaktadır. Her günün çok güzel geçeceğini düşünmesini, ne işinin ne de yoksulluğunun aklına gelmemesini ve tüm sıkıntılıların baharda duracağını düşünmesini kendi şairliğine bağlar. Aslında kendisinin pek de realist biri olmadığını ve hayalperestliğini şiirlerinde kullandığını söyleyebiliriz. Şiirin tekniğine bakarsak belli bir hece ölçüsü ya da nazım birimi yoktur. Az da olsa kafiyeye rastlamaktayız. Dilin sade ve yalın olmasıyla beraber benzetme sanatına da başvurulmuştur. Şiir 4: İnsan ve Deniz – Charles Baudelaire Şiirde bir insan ile bir denizin ortak özelliklerinden bahsetmiştir. İnsanı denize benzetmiştir. İnsanın denizi seyrederken aslında kendi içine baktığ...

Asıl Adalet (Paul Eluard) ve Yağmur, Gül ve Eller (Ahmet Muhip Dıranas) şiirlerinin eleştirisi

  Şiir 1: Asıl Adalet  - Paul Eluard Şiirin adında adalet geçse de asıl konu burada adalet kavramı değildir. Şiirde aslında insanların ruh hallerini ve davranışlarını ele almıştır. Bunları ele alırken de insan ilişkilerine odaklanmış ve bu ilişkileri güzel örneklerle açıklamıştır. Örneğin ilk kanunumuz olan sıcak kanunda bana göre bahsedilen üzümden şarap yaparken ki sıcaklık sarhoşluğu, kömürden ateş üretirken ki ısınma ve barınma ihtiyacının verdiği huzuru ve öpücüklerden insan yapmak da aşkın ve sevginin yarattığı sıcak ortamı anlatmaktadır. Aynı şekilde zorlu kanunda savaşların ve yoksulluğun, yaşamak için çalışmanın ve yaşlandıkça yaşamın zorlaşması anlatılırken güzel kanunda da insanların hayallerini gerçekleştirmeleri ve kötü geçindikleri insanlarla bile bir şekilde anlaşabildikleri anlatılmaktadır. Aslında bütün bunlar insanların bilinçaltındaki durumlardır ki Paul Eluard’ın gerçeküstücülük yani sürrealizm döneminde yazması ve bundan etkilenmesi bilinçaltındaki bu dur...

Bir Roman Kahramanı (Orhan Veli) şiirinin eleştirisi

  Bir roman kahramanı Çadırımın üstüne yağmur yağıyor, Saros körfezinden rüzgâr esiyordu, Ve ben, bir roman kahramanı, Ot yatağın içinde, İkinci dünya harbinde, Başucumda zeytinyağı yakarak, Mevzuumu yaşamaya çalışıyordum; Bir şehirde başlayıp, Kim bilir nerde, Kim bilir ne gün bitecek mevzuumu. (Ülkü,1.1.1945) Orhan Veli’nin “Bir Roman Kahramanı” şiiri aslında Orhan Veli’nin içinde bulunduğu ruh halini ve günlük yaşayışını anlatıyor gibidir. İlk olarak şiirin İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru yazıldığını hem tarihten hem de şiir de geçen “ İkinci Dünya harbinde ” dizesinden anlayabiliriz. Yani şiirdeki belirsizlik hissinde bu tarihi olayın etkileri olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü savaştan sonra ve savaş sırasında dünyada bir umutsuzluk ve belirsizlik havası vardır. Şiirdeki belirsizliği son üç dizede görebiliriz. Orhan Veli, yaşam ve yazı hikâyesinin nerede ve hangi gün başladığını biliyor (doğduğu gün ve şehir) ancak nerede ve ne zaman biteceğini bir türlü kestiremiyor. ...

Hamilton: An American Musical (English Review)

  Have you ever wondered how the United States of America was founded? How is the American constitution and government shaped? If you want to learn answers to these questions with enjoyment, you should watch “Hamilton” on Disney Plus.   “Hamilton” is a musical that is a joy to watch. It is based on Alexander Hamilton’s (one of the founding fathers of the United States) life. It has dynamic scenes and amazing soundtracks. All clothes and scenes help you to travel to the end of the 1700s and the beginning of the American Revolutionary Movement.  Hamilton is not a usual musical like you can watch anywhere because there are lots of differences. The first difference is Hamilton’s soundtracks are rap - is part of hip-hop culture. Normally, rap music is fast-sung (because of this feature, sometimes you do not understand what a rapper says) but in Hamilton musical, you can understand lyrics easily. Also, the scene transitions are so professional even you do not understand th...

Kalede Zafer Var!! - Okul Gazetesinde Çıkmış Eski Yazılarımdan

  Siz herhangi bir savaşta futbol oynandığını gördünüz mü? Özellikle de düşmana planları belli etmemek için oynandığını… Ya da İstanbul’un işgal yıllarında sanki bir savaştaymışçasına ciddi oynandığını… İşte Kurtuluş Savaşı yıllarında uzun bir süre savaşan bir milletten çıkan yoksul Türk takımlar, yabancı takımlara karşı yaptı bunları. 1900’lerin başlarında Türk topraklarınd a yeşeren futbol, uzun süren savaşlara rağmen varlığını sürdürmeye devam etti. Kendini sürekli geliştiren Türk futbolu, Kurtuluş Savaşı’nda da çok önemli bir etkiye sahipti. Ben ise bugün sizlere Kurtuluş Savaşı’nın sonlarına doğru olan ve İstanbul’da gerçekleşmiş olan futbol “savaşı”nın hikâyesini anlatacağım. Kurtuluş Savaşı’nda elde edilen büyük zaferden sonra İstanbul bir yıl daha işgal altında kalmıştı. İstanbul’u işgal eden İtilaf birliklerinin başında futbol aşkıyla tutuşan General Harrington vardı. O dönemde yabancı takımları yenmesiyle ünlenen Türk takımı da Fenerbahçeydi. Artık İstanbul’dan ayrılma va...

Does Diversity Affect Our Behaviors?

 Dear readers, How are you? I am good. As you know that we are in quarantine because of the COVID-19 pandemic. I know that this situation is not easy for us but please do not worry because I am here as your great blogger :). Today, I want to talk about diversity and its effects on our behaviors. I chose this topic because I read a short story based on diversity in public. I was impressed by it and I started to think about diversity in public. With a big surprise, the next day we talked about the effects of our diversity on the public and our behaviors in the English lesson. There was a picture about it and a majority of my friends said that diversity connected us and removed bias. Maybe these things are true but I do not think that diversity is such an optimistic thing as they described. Firstly, I think that I should describe the meaning of “diversity”. According to Cambridge Dictionary, diversity means that a situation in which many different types of things or people are inclu...

Bir Saatlik Öykü'nün Bir Sayfalık Analizi

Bir saatlik öykü, Kate Chopin’in kısa öyküsüdür. Öykünün ana karakteri olan Bayan Mallard kalp hastasıdır. Bir gün bir demiryolu faciası olur ve Bayan Mallard’ın eşi Brently Mallard’da o trendedir. Bay Mallard’ın arkadaşı Richards bu faciayı ve Bay Mallard’ın kayıp olduğu haberini alır. Bu haberden net olmak için haberi teyit eder ve teyidi alır almaz Bayan Mallard’a belirtmek için Mallardların evine gider. Bayan Mallard kalp hastası olduğu için ölüm haberini yavaşça kardeşi Josephine söyler. Bayan Mallard haberi duyunca yıkılır ve odasında bulunan bir koltuğa oturur. Dışarıyı izler. Ona bir şeyin yaklaştığını bilir ama yaklaşanı adlandıramaz. Başta içinde bir korkuyla karışık heyecan olsa da yavaş yavaş mutlu olmaya başlar. Ağzından “Artık ruhen ve bedenen özgürüm!” cümlesi dökülür. Artık bir erkeğe bağlı değildir ve sadece kendisi için yaşayacağını düşünmektedir. Ancak bu mutluluk uzun sürmez. Bayan Mallard ölür. Tam ölürken de aslında ölmüş olarak bilinen Bay Mallard, aslında halen ...

Madoran Hırsızı - Sertaç Bahadır Afşari

  Pat… Bir ses duydum. Korkuyla ve heyecanla karışık bir halde arkama yavaşça döndüm. Ahşaptan yapılma yerde ses çıkarmadan yürümeye çalışıyorum. En azından altımda kırmızı ve yeşil desenlerle yapılmış bir halı var da ayak sesimi duyulmasını engelliyordu. Yavaşça adımlarımı attıktan sonra yere doğru eğildim. Tam o sırada karşı binadan bir ışık geldi. Görünmemek için hafif vücudumu hızlıca ama sessizce yere attım. “Yardım edin!”, “Hayır, lütfen…” ve “Ah!” seslerini duyuyordum karşı binadan. Tahminimce – aslında bir tahmin değildi çünkü başka bir durum olma ihtimali yoktu- Madoran polisi evlerini basmıştı. Ancak şu anda benim o zavallıları düşünecek ne vaktim ne de durumum vardı. O an tek isteğim polisin beni görmemiş olması ve bulunduğum evin sahibinin uyanmamış olmasıydı. Yerde yavaşça sürünmeye karar verdim. Yaklaşık beş metre önümde ahşap oymalı bir çekmece ve yanında da bir masa duruyordu. Üstünde bir defter vardı galiba. Ev sahibinin babası da koltukta uyuyakalmıştı. Yaşlı ad...